TSKB’DE RİSK YÖNETİMİ

Risk yönetimi, sermaye ve diğer kaynakların hissedarlara maksimum getiriyi sağlayacak plasmanlara aktarılması sürecinde temel bir araçtır. TSKB açısından risk yönetimi, kurumsal yönetimin ve sürdürülebilir başarının temel taşlarından biridir.

2008-2009 küresel ekonomik krizi, risk yönetimi kavramını dünya çapında her zamankinden daha önemli bir konuma taşımıştır. Türk bankacılık sektörü, 2008 yılının son çeyreğinden itibaren Türkiye’yi de etkilemeye başlayan finansal krizden başarılı bir performans sergileyerek çıkmış ve dünya çapında bir örnek oluşturmuştur. Bu sağlıklı sonucun elde edilmesinde, 2000’li yılların hemen başında gerçekleştirilen yapısal değişimin çok büyük rolü olmuştur.

TSKB’nin risk yönetimi süreci, kârlı ve sofistike bankacılık işlemlerinin hayata geçirilmesine imkân tanıyan çağdaş analiz yöntemleri kullanmakta ve Banka yönetiminin karar alma sürecine sürekli ve sistemli girdi sağlamaktadır.

Yasalara tam olarak uymaya, şeffaflığa ve hesap verilebilirliğe büyük önem veren TSKB, ülkemizde son dönemde risk yönetimi alanında uygulamaya sokulan yeni düzenlemelerin gereklerini eksiksiz yerine getirmiş bulunmaktadır. Bu süreçte risk yönetimi fonksiyonları, TSKB içinde etkin olarak yeniden yapılandırılmış ve güçlendirilmiştir.

TSKB’nin risk yönetimi süreci, kârlı ve sofistike bankacılık işlemlerinin hayata geçirilmesine imkân tanıyan çağdaş analiz yöntemleri kullanmakta ve Banka yönetiminin karar alma sürecine sürekli ve sistemli girdi sağlamaktadır.

TSKB Risk Yönetimi Sistemi
Risk Yönetim Grubu, Banka’nın izleyeceği risk yönetim stratejilerinin, politikalarının hazırlanmasından, risk yönetimi sistemi faaliyetlerinin uygulanmasından, risklerin tanımlanması, ölçümü, izlenmesi, analizi, değerlendirilmesi ve raporlanmasından sorumludur. Risk Yönetimi Grubu, Üst Düzey Risk Komitesi ve Risk Yönetimi Müdürlüğü’nden oluşmaktadır.

Risk yönetimi düzenlemeleri çerçevesinde örgütlenen ve kurum genelinde ortak bir risk kültürü oluşturulmasına hizmet eden TSKB risk yönetimi süreci; risklerin uluslararası düzenlemelerle uyumlu bir şekilde tanımlandığı ve bu çerçevede ölçüm, analiz, izleme ve raporlama faaliyetlerinin yerine getirildiği bir yapıdadır.

TSKB Risk Yönetimi Müdürlüğü, Banka’nın maruz kalabileceği risklerin, Banka politikaları, standartları ve stratejilerine uygunluğunun izlenmesi, ihlallerin belirlenmesi, çeşitli senaryolar geliştirerek risk boyutu analizleri, risklerin ölçülmesi, izlenmesi ve raporlanmasına yardımcı olacak çalışmalardan sorumludur.

Risk Yönetimi Müdürlüğü, risk yönetim sistemlerinin oluşturulması ve devamlılığının sağlanması temel amacı doğrultusunda, Banka’nın karşı karşıya olduğu temel risklerin belirlenmesi, alınan risklerin ölçülmesi, risk ölçümlerinde kullanılacak metotların belirlenmesi, geliştirilmesi ve tutarlılıklarının kontrolünden sorumludur.

Risk Yönetimi Müdürlüğü, Basel II kriterlerine uyum çalışmalarını da yürütmektedir. Risk Yönetimi Müdürlüğü, üçer aylık dönemler itibarıyla hazırladığı detaylı solo ve konsolide risk yönetimi raporlarını Denetim Komitesi aracılığıyla Yönetim Kurulu’na sunmaktadır. TSKB Risk Politikaları ve bu politikalara ilişkin uygulama esasları, TSKB Yönetim Kurulu tarafından belirlenmiştir ve Banka üst yönetimince uygulanan yazılı standartlardan oluşmaktadır.

TSKB’nin maruz kalabileceği ve izlediği temel riskler
TSKB, Risk Politikaları kapsamında, maruz kaldığı temel riskleri

  • kredi riski,
  • piyasa riski,
  • likidite riski,
  • operasyonel risk

olarak belirlemiştir.

Kredi Riski
Kredi riski, kredi müşterisinin ya da kendisiyle bir anlaşmaya taraf olanın anlaşma koşullarına uygun biçimde yükümlülüklerini karşılayamama olasılığıdır. Kredi riskinin en geniş ve en görünür kaynağı bankanın açtığı krediler olmakla birlikte, karşı taraf riski taşıyan diğer bankacılık hizmetleri de kredi riski taşımaktadır. Bu bağlamda ilgili bankacılık faaliyetlerinin tümü kredi riski kapsamında değerlendirilmektedir.

TSKB’de kredi riski, Yönetim Kurulu’nca belirlenen limitlere uygunluk dikkate alınarak ölçülmekte ve yönetilmektedir. TSKB’de kredi riski ölçümünde İçsel Derecelendirme Bazlı Model; kredi riskinin izlenmesi, kontrolü, erken uyarının sağlanabilmesi amaçlarına uygun bir biçimde kullanılmaktadır.

TSKB Risk Yönetimi Grubu kredi riskiyle ilgili izleme sürecine aktif olarak katılmakta ve Yönetim Kurulu’na, Denetim Komitesi’ne, üst yönetime ve kredi riskiyle ilgili Banka içi birimlere düzenli raporlamalar gerçekleştirmektedir.

Piyasa Riski
Piyasa riski, üstlenilen portföy veya pozisyonun finansal piyasalardaki faiz oranları, hisse senedi fiyatları, emtia fiyatları ve kurlardaki dalgalanmalardan kaynaklanan zarar etme ihtimalidir. Piyasa risk yönetiminin amacı uygun parametreler içinde TSKB’nin maruz kalabileceği riskleri proaktif bir yaklaşımla yöneterek Banka’nın risk ayarlı getirisini maksimize etmektir. Faiz oranı, kur, hisse senedi fiyat, emtia fiyat ve takas riskleri piyasa riskinin temel unsurlarını oluşturmaktadır.

Piyasa riskinin hesaplanmasında TSKB, BDDK Standart Metot ve Riske Maruz Değer (RMD) yaklaşımı olarak iki temel yöntem kullanmaktadır. RMD modelinin doğruluğu geriye dönük testlerin (backtesting) uygulanmasıyla sağlanmakta; söz konusu test, hesaplanan Riske Maruz Değer ile gerçekleşen zararların karşılaştırılmasına dayanmaktadır. Ayrıca, gerçekleşme ihtimali düşük, ancak zarar boyutu büyük olabilecek olayların Riske Maruz Değer üzerindeki etkilerini saptamaya yönelik stres testler de uygulanmaktadır.

TSKB Risk Yönetimi Müdürlüğü piyasa riskiyle ilgili izleme sürecine aktif olarak katılmaktadır ve Yönetim Kurulu’na, Denetim Komitesi’ne, Banka üst yönetimine ve piyasa riskiyle ilgili birimlere düzenli raporlamalar gerçekleştirmektedir.

Likidite Riski
Likidite riski, bilanço içi ve dışı yükümlülüklerin zamanında karşılanamaması riski olarak tanımlanmaktadır.

Sermaye piyasaları ve alım/satım faaliyetlerinde fonlamaya ilişkin likidite riski ve piyasaya ilişkin likidite riski olmak üzere iki tip likidite riski ile karşılaşılmaktadır. Fonlamaya ilişkin likidite riski, nakit akımlarındaki uyumsuzluklar nedeniyle yatırım ve fonlama gereksinimlerinin zamanında veya makul bir maliyet ile karşılanamaması durumudur. Piyasaya ilişkin likidite riski ise, piyasaların derin olmaması, aksaması, Banka’nın piyasalara girememesi gibi nedenlerle uygun maliyetlerle veya zamanında pozisyonlarını kapatamaması riski olarak ifade edilmektedir.

Likidite yönetimindeki etkinliğin sağlanabilmesi ve likiditenin sürdürülebilirliği için fon kaynakları, piyasalar, enstrümanlar ve vadeler bazında çeşitlendirme olanaklarının azami ölçüde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Likidite riskinin yönetiminde, portföyden kâr sağlama ve piyasa riski yönetimi işlevleri ile uyumlu bir portföy yapısı oluşturulmakta ve likidite gereksinimlerinden ödün vermeksizin risk getiri dengesi sürekli olarak gözetilmektedir.

Operasyonel Risk
Operasyonel risk; süreçler, insanlar ve sistemlerin yetersizliği veya bunlardaki aksaklıklar ya da hatalar ve dışsal olaylardan kaynaklanan kayıp riski olarak tanımlanmakta olup, bu tanımın içerisine yasalar ve etik standartlara uyum da dahil edilmektedir.

Bu riskler,

  • TSKB’nin faaliyetlerine ilişkin temel fonksiyonel alanların özel kontrollerinin yerine getirilmesi ve gereken önlemlerin alınması,
  • uygun bir iç denetim sisteminin ve bunun gerektirdiği yetkilerin Banka içinde dağıtımı mekanizmasının tesisi,
  • Banka’nın tüm faaliyet sistemlerinin detaylı bir şekilde test ve kontrol edilmesi,
  • iç ve dış sistemler arasında tam bir uyumun ve bağımsız bir veri yedekleme olanağının tesisi suretiyle yönetilmektedir.

TSKB; kasıtlı işlemlere, manipülasyonlara veya hatalara ilişkin riskin azaltılması amacıyla görevlerin ayrılması ve fonksiyonların dağıtılması prensibini gözetmektedir. Operasyonel risklerin ölçümü Temel Gösterge Yaklaşımı yönteminin uygulanması ile gerçekleştirilmektedir.

Çevresel Riskler

Çevresel riskler, günümüzde sürdürülebilir bankacılık yaklaşımının çok önemli bir unsuru haline gelmiştir.
Banka’nın bu konudaki çalışmaları, 2007 yılında uygulamaya sokulan çevresel proje değerlendirme modeli ERET ile sistematik bir yapıya kavuşmuştur. ERET, çevresel riskleri projelerin değerlendirilme sürecine dahil eden bir araçtır. ERET, TSKB tarafından Türkiye’nin piyasa ve çevre kriterlerinin ışığında tasarlanmış ve geliştirilmiş olup sürdürülebilir finansman faaliyetlerine çok değerli bir temel hazırlamaktadır. TSKB, ERET kapsamında elde ettiği bulguların ışığında ÇYS çevresel risk kategorizasyonu çalışmasını gerçekleştirdiği gibi uluslararası kredi kuruluşlarınca kaynak temini çalışmaları kapsamında talep edilen çevresel rapor ve bilgi taleplerini de karşılamaktadır.

ERET, esas itibarıyla IFC tarafından hazırlanmış olan ve günümüzde gelişmiş ekonomilerde faaliyet gösteren bankalarca yoğun olarak kabul görmüş bulunan Ekvator Prensiplerinde yer alan konuların büyük bölümünü ve hatta birçok başlıkta daha ötesini karşılamaktadır. ERET hakkındaki bilgiler Dış Çevresel Etkilerde Kaydedilen Gelişmeler bölümünde sunulmuştur.

TSKB, 2010 yılında taraf olduğu Karbon Saydamlık Projesi’ni (COP), çevresel risklerin yönetimi adına önemli bir diğer adım olarak değerlendirmektedir.

TSKB, CDP’ye karbon ayak izini bir önceki yıla göre %46 azaltarak girmeyi başaran örnek bir yaklaşım göstermiştir
Proje hakkındaki bilgiler Sürdürülebilir Bankacılık Performansı – Çevresel Boyut bölümünde sunulmuştur.

Etik Kurallar
TSKB, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) tarafından hazırlanan Bankacılık Etik İlkeleri’ni benimsemiştir.

Bu bölümde:

  • 61 yıllık bir öykü
  • Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için
  • “Hizmet bütünü” oluşturma stratejisi
  • TSKB’nin ana iş kolları

Bu bölümde:

  • Değer üretmek
  • Kiminle nasıl paylaştık?
  • Uluslararası ve ulusal alanda takdir
  • Yönetim adına: Genel Müdürümüz değerlendiriyor, Banka’nın geleceğine dair hedefleri açıklıyor.

Bu bölümde:

  • Sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı: Sürdürülebilir bankacılık
  • “Doğru stratejiyi belirlemek, uygulamak ve sürekli geliştirmek” TSKB olarak sürdürülebilirlik konusundaki temel manifestomuz

Bu bölümde:

  • Paydaşların önemi ve değeri
  • Açık, dürüst ve samimi bir iletişim
  • Küresel ve ulusal inisiyatifler
  • Paydaşlarımız ne diyor?

Bu bölümde:

  • Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun bankacılık ürün ve hizmetleri
  • Tek hedef: Düşük karbon ekonomisi
  • Çevre üzerindeki etkileri yönetmek adına
  • Daha küçük bir karbon ayak izine doğru

Bu bölümde:

  • Kurumsal yönetim ve yasalara tam uyum
  • Sektördeki en yüksek kurumsal yönetim notu
  • Riskler ve politikalar
  • Çevresel risklerin önemi
  • Bankacılık Etik İlkeleri
  • Finansal suçlarla mücadele
  • Tedarikçiler: Dolaylı çevresel etki alanı

Bu bölümde:

  • En değerli varlığımız
  • Rekabetçi ve piyasaya duyarlı bir ücretlendirme politikası
  • Çeşitlik ve fırsat eşitliği
  • Sistematik eğitim yaklaşımı
  • İşyerinde sıfır kaza seviyesi
  • Deniz yoluyla ulaşım

Bu bölümde:

  • Sosyal sorumluluk yaklaşımı
  • 60 yıldır süren senfoni
  • Rüzgarın kanatları
  • cevreciyiz.TV
  • Türkiye’nin en zengin içerikli çevre portalı
  • İş birliği içinde olduğumuz STK’lar

Bu bölümde:

  • Bu rapor hakkında
  • GRI Uygulama Seviyesi Kontrol Beyanı
  • G3.1 İçerik İndeksi
  • Online sürdürülebilirlik
  • Künye
  • İletişim ve hizmet kanalları